|
"O Kişi"nin hayatından 5-6 ay
Bir insan düşünün, uzun yıllar aynı mesleği yapmış. Mesleği için hiçbir akademik kariyeri yok, hatta ilkokul mezunu. Bozuk bir Türkçe’ye sahip. Yıllar önce birileri (beklide günü kurtarmak için) bir yer göstermiş ona
–Al burası senin çalış ekmeğini kazan…
demiş. O kişi gösterilen yeri sahip sahiplenmiş, orayı kendisinin gibi benimsemiş, orayı değerlendirmek için elinden geleni yapmış. Yıllarca emek vermiş, beklide orayla ilgilenmekten dolayı kendini yetiştirememiş. Eğitimini yarıda bırakmış, kendine daha iyi bir meslek edinememiş. O kişi 30’lu yaşları devirmesine az bir süre kala benimsediği, sahiplendiği yerden birileri tarafından (oraya yerleştirenlere inat) gitmesi istenmiş. Sebep olarak da orayı kirlettiği ve güzelliğini bozduğu söylenmiş. Halbuki orayı “o ra” yapan, oranın değerlenmesini sağlayan, orayı güzelleştiren oymuş. Bunları hiç yapmamış gibi hiçbir tazminat verilmeden oradan kovulan da o kişi olmuş. Yeni bir yer gösterilmeden kendisinin ve ailesinin hayatını devam ettirmesini sağlayacak bir iş imkanı verilmeden sokaklara terkedilmiş. O kişinin geçinemeyeceği, çocuklarına iyi bir eğitim veremeyeceği ve çocuklarının, iyi bir eğitim alamadığı için sokaklarda serseri vatana, millete hayrı olmadan ipsiz-sapsız biri olarak yetişeceği hiç kimsenin umurunda olmamış. Uzun yıllarda edindiği çevre, düzgün esnaflığı beklide birazda şansı sayesinde ayakta kalan kişinin dükkanı elinden alınıp yıkılmasının ardından düzen tutturamamış. Sadece kendi çevresine hitab eden kişi olan o kişi hiçbir yerde barınamamış. Tutunmaya çalıştığı bütün dallar elinde kalmış. Dükkanı yıkıldıktan sonra yapmaya çalıştığı hiçbir işi tutmayan adamın borçları çoğalmış. Kira,elektrik,su,telefon vs. vs. Bundan sonra 400 küsur YTL asgari ücretle bir işe başlamaktan başka hiçbir çaresi yokmuş. Bulmuş bir iş başlamış çalışmaya birilerine yetmeyen 8.000 küsur YTL maaşa inat, 400 küsur YTL ile. Sabah 8, akşam 7 çalışmış. Bazı geceler taksiye çıkmış. Günler günleri, haftalar haftaları kovalamış. Nitekim değil borçlarını azaltmak, borçlarının üzerine borç katmış. Elektriği, telefonu ve suyu kesilmiş. Ev sahibi de evden çıkması için baskı yapmaya başlamış. Bir çare bir çare diye dolanan adamın aklına arkadaşı girmiş.
- Şu ilerideki ****** kuyumcusu var ya, güvenliği zayıf çok kolay soyarız, bir kere yaparız hayatımızı geleceğimizi kurtarırız..
demiş. Biraz düşündükten sonra çaresizliği ve cahilliğine aldanarak başka bir çıkar yolun olmadığını kabullenerek kabul etmiş. Bir plan kurup ertesi gün kuyumcunun yolunu tutmuşlar. Silahları, maskeleri ve arka sokakta bekleyecek olan 3. bir arkadaşla. Kuyumcunun önüne yaklaşan iki arkadaş maskelerini takıp silahlarını çektikten sonra dalmışlar kuyumcudan içeriye. Kuyumcuya silahlarını doğrulttuktan sonra bir çanta uzatıp altınları çantaya koymasını istemişler. Kuyumcu sakin bir tavırla çantayı alıp, polis karakoluyla bağlantılı olan zile ayağıyla bastıktan sonra altınları çantaya doldurmaya başlamış. Polis karakolu bölgeye çok yakın olan ekibe hemen haber vermiş. Ekip sirenleri açarak bölgeye yaklaşmış. Siren seslerini duyan iki arkadaş çantaya doldurulan altınları almadan uzaklaşmaya çalışmışlar. Uzaklaşırken karşılarına polis memurları çıkmış, silahları iki arkadaşa yönelmiş şekilde..
O kişiye diye tabir ettiğimiz şahıs bir anlık heyecan ve yakalanıp rezil olma korkusuyla polis memuruna ateş etmiş ve farklı bir yöne doğru kaçmaya çalışmış. Polis memuru oracıkta ölmüş. Zaten o kişi de biraz ileride başka bir ekip tarafından yakalanmış.
Mahkemenin kapısının önündeki bir sürü basın mensubunun aptalca sorularını geçtik ten sonra hakimin karşısına çıkan o kişi “görev başındaki polis memurunu Şehit etmekten dolayı, tek suçlu olarak uzunca bir süre cezasını çekmek üzere hapishaneye gönderilmiş.
Evet arkadaşlar sizlere Tükçem yettiğince ve elimden geldiğince kısa olarak o kişinin hayatından 5-6 ayını anlatmaya çalıştım. Hikayem gerçek hayattan alınmamıştır. ( en azından büyük bir bölümü)
Şimdi sizlere soruyorum hikayemizin kahramanı olan “o kişi” tek başına mı suçludur? Yoksa suçlu olan yargılanması gereken başkaları da varmıdır?
Sevgilerle
oliWeR@Mert
05 Ağustos 2007
Pazar
|