|
türk dünyasının bağrına saplanan hançer ermenistan
TÜRK DÜNYASININ BAĞRINA SAPLANAN HANÇER: ERMENİSTAN
Siyonist-Emperyalist güç odaklarının, Arap dünyası ve Ortadoğu
dolayısıyla petrolü kontrol altında tutabilmek için bu coğrafyaya
sapladığı hançer İsrail'dir. İngilizler kurdukları sömürü düzeninin
işlemesi adına her coğrafyada bir İsrail, kullanacakları bir devletçik
meydana getirmişlerdir.
Osmanlı Devletinin son zamanlarında güçlenen Pantürkist ve Turancı
hareketlerin sonuçlarını önceden değerlendiren aynı güç odakları olası
bir Türk Birliğini kırmak amacıyla Büyük Ermenistan fikrini
canlandırma yoluna gitmişler ve 1.Dünya Savaşından önce fitne
tohumlarını ekmişlerdir.
Siyonist-Emperyalist güç odaklarınca yönlendirilen Ermeni çeteleri,
gönüllü asker olarak yazıldıkları Osmanlı ordusunu, Osmanlının
silahları ile arkadan vurmuşlar, doğu Anadolu'da yaşayan Ermeniler
(milleti-i sadıka) ise geçiş güzergâhında yorgun ordumuzu yıpratmaya
başlamışlardı. İşte bu olaylar, bugün Ermenilerin soykırım yalanının
başlangıcı olan 1915 sevk ve iskân kanunun zeminini hazırlamıştır.
1917 Bolşevik ihtilali ve 1.dünya savaşında aldığımız ağı yenilgi
sonrası, Turan ya da Türk birliği fikri yerini bağımsız bir Türk
Devletine bırakmıştır. Türkiye Milli Devleti kurulurken, bolşevizmin
boyunduruğuna giren Ermeniler de büyük Ermenistan fikrini unutmak
zorunda kalmışlardır.
Bölgeyi cetvellerle parselleyen ve bölge insanını değil sömürü
düzeninin nasıl besleneceğini düşünün emperyalist güç odakları,
kendileri şişirdikleri Büyük Ermenistan fikrini belki
söndürebileceklerdi ama Türkün binlerce yıllık hayali Kızılelma ve bu
hayalin temel taşı Turan'ı asla söndüremeyeceklerdi.
Sovyet Rusya'nın çöküşü ile birlikte biz ve bizim gibi bütün bölge
ülkelerine yeni yeni fırsatlar doğmuştur.
Bize en yakın, dili-dini-duygusu-imanı bir olan Azerbaycan'ı
bağımsızlığa kavuşturan gücün dinamosu merhum Elçibey, Türkiye-
Azerbaycan birlikteliğine yürekten inanan büyük bir devlet adamıydı.
Bu birlikteliğin bütün Türk dünyasının birlikteliğine giden yolda ilk
ve büyük bir adım olacağının bilincindeydi. Yüksek sesle dile
getirilen bu tezden korkan, emperyalist güçler, bu birliğin bozulması
için, dün kullandıkları Ermenileri yeniden kullanma yoluna girdiler.
1988'de Karadağ'da, Azerileri taciz ederek başlayan Ermeni saldırıları
1991 den itibaren büyük şiddetle sürmüştür. "Ermenilerin işgali
sonucunda Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının % 20'si kaybedilmiş,
20.000'den fazla kişi insanlık dışı usullerle katledilmiş, 50.000'den
fazla kişi yaralanmış ve sakat kalmıştır. Bir milyonun üzerinde kişi
yıllardır kendi yurtlarından mecburî göçmek durumunda kalmıştır. Bu
kişiler, Ermenilerin Azerbaycan Türklerine karşı etnik temizlik ve
soykırım siyasetinin kurbanı olmuş, en basit insan hak ve
hürriyetlerinden mahrum edilmişlerdir."1
O dönemde Türkiye de iktidarı elinde tutanlar, Elçibey'in devrilmesine
göz yummuşlar, Türkiye-Azeri birliği adına hiçbir çaba sarf
etmemişlerdir. Elçibey yerini Aliyev'e bırakırken, Türk Birliğinin
temelini teşkil eden Türkiye-Azerbaycan birleşmesi de hayal olmuştur.
Karabağ'ın kontrolünü eline alan Ermeniler, Nahçivan'a da özel statü
kazandırarak, Türkiye-Azerbaycan kara sınırını kesmişlerdir.
Bu gün uluslar arası arenada Ermenilerin elini Soykırım safsatasını
destekleyerek güçlü kılan İngiliz-ABD ikilisi, ekonomik tehditlerle
Karabağ meselesinde bizi sessiz kalmaya ikna etmektedir.
Dünya yeraltı, yerüstü ve hammadde kaynaklarının çoğunluğunu elinde
bulunduran ve uzay bilimleri de dahil olmak üzere geçerli bütün
teknolojik alt yapısını tamamlamış bir Türk dünyasını, Türkiye'nin
kontrol etmesine asla müsaade etmeyecek olan Siyonist-emperyalist
güçler, Ermenistan'ı, Türk dünyası ile Türkiye arasına bir hançer gibi
sokmayı başarmışlardır.
Yazımızın ilk cümlesinden beri birkaç kez zikrettiğimiz bu Siyonist-
emperyalist güç odakları kimler? Bunlar, anglo-sakson İngilizlerdir.
ABD yi de İngiltere'yi de yöneten bu güçtür. Bu güç, Sanayi
İnkılâbının ardından, İngiliz hükümetince kurulan Dömünyon (sömürge)
Bakanlığı adı altında, Türkiye dahil sömürülmesi planlanan bütün
ülkelerde aktif faaliyet göstermiş ve İngilizler adına fitne tohumları
ekerek toplumu köleleştirmiştir.
Eğer Türk Birliğini istiyorsak ve Ülkemizin geleceğinin AB'de değil de
Türk Birliğinde olduğuna inanıyorsak, bu gün dünyada bizi soykırımcı
ilan etmeye çalışan ve Azerbaycan topraklarının %20 sini işgal altında
tutan bu hançeri bağrımızdan çıkarmalıyız.
TANRI TÜRKÜ KORUSUN VE YÜCELTSİN.
|