ForumSana  
     

Left Nav Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et Right Nav

Left Container Right Container
 
   

Go Back   ForumSana » TV Dizileri - Show Programları » Erkek Ünlüler

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-07-2007, 20:39   #1 (permalink)
wlc
Love is Gonna Save
 
wlc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: I'm 98% beautiful and 2% crazy......
Yaş: 24
Mesajlar: 1.955
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
İtibar Gücü: 1000 wlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond repute
wlc - AİM üzeri Mesaj gönder wlc - MSN üzeri Mesaj gönder
Icon26 Murat Kekilli hakkında ve (röportaj)

murat kekilli

HAKKINDA YAZILANLAR

“Ben Anadolu’yum”
Haşim Sönmez
Aksiyon 8 Eylül 2001 s.353

, "Bu akşam ölürüm" deyip kaybolmuştu. Onu inzivaya çekildiği Tekir yaylasında Aksiyon buldu

... "Bu akşam ölürüm..." şarkısıyla bir anda Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü. Kekilli'yi gündemin ortasına oturtan onun parçasının ve sesinin güzelliğinden çok, insanları etkilemesi oldu. 200 kişinin intiharını ona yüklediler. Bu tartışmalar birkaç ay sürdü. Ama , İstanbul'a ve bu gereksiz, saçma tartışmalara daha fazla dayanamadı, herşeye sünger çekip gitti. Küstü İstanbul'a, daha doğrusu insanlara. Kendi deyimiyle insanların iki yüzlülüğüne. İnzivaya çekildi. Sadece çalışmaları için İstanbul'a geldi. Bunun dışında hep kendi toprağında, doğup büyüdüğü memleketi Adana'da kalmayı yeğledi. Aslında Kekilli istese de İstanbul'da ya da insanların hayatı menfaatlaştırdığı başka bir yerde yaşayamazdı. O kendini bulacağı, yapaylıktan uzak, kendi halinde mütevazı bir insan olmayı tercih ediyor. Bu yüzdendir ki, kendisine teklif edilen milyon dolarları, dizi filmleri, reklamları elinin tersiyle itti. Herkes yapımcısından Mercedes, Jeep ya da BMW isterken o sadeliğini burada da gösterip Wolksvagen Golf marka arabayı tercih etti.
Kekilli şu anda Tekir Yaylası'nda kendi çabalarıyla yaptırmış olduğu evinde yaşıyor. Zorunlu işler haricinde buradan hiç ayrılmıyor. Elinde gitarı ya evinin balkonunda ya da ormandaki çam ağaçları arasında şarkısını çalıyor, kendi sesini kendisi dinliyor. Tam istediği gibi herşey doğal. İnsanlarla ilişkileri de çok farklı, kimisinin oğlu, kimisinin ağabeyi, kimisinin de arkadaşı. Tekir'de herkese selam veriyor, 7 'den 70'e herkes onun bu tavrından ve duruşundan çok memnun. Kim olursa olsun yolda kalan herkesi arabasına alacak kadar samimi ve tevazu sahibi. Kısaca doğanın ortasında inzivada Kekilli.
Murat'ın evine misafir olduk, küçücük bahçesine dikmiş olduğu çam ağaçlarını, çamların ne kadar uzun sürede büyüdüğünü, ne kadar yararlı ağaçlar olduğunu anlattı. Bir ağacı kurumuş diye günlerce üzülmüş, olayın etkisinden kurtulamamış. Ve eğer günün birinde Kekilli yaşamını tam manasıyla rayına oturtup "ferah"a erip mutlu bir yuva kurarsa doğacak çocuklarının isimlerini şimdiden hazırlamış. Kız olursa; Su, erkek olursa; Toprak. Çocuklarına ismini verecek kadar suya ve toprağa aşık bir insan. Sadece bunlar değil Kekilli'yi farklı kılan. Fikir bazında da marjinal fikirlere sahip. Felesefeyi hayatın kendisi olarak yorumluyor ve Big–Bang Teorisi'nin yanlış yorumlandığını söyleyecek kadar da derin bir bilgiye sahip.
Aksiyon Dergisi olarak ile Adana'nın Tekir Yaylası'nda hem yeni kasetinde yer alan şarkılarına eşlik ettik, hem de özel bir söyleşi yaptık. Hayat felsefesinden, fırsatları bir kenara bırakıp döndüğü mütevazı yaşantısına, Arabi'den Hegel'e, ilgilendiği Big–Bang Teorisine kadar herşeyi konuştuk.
İnzivada mutluyum
—Bir anda zirveye çıktınız, sonra sessizliğe büründünüz, hayata mı küstünüz, yoksa ortama alışamadınız mı?
Mutlulukla alakalı birşey. Ben buralarda mutluyum. Yani yaşantının kendisi. Ben İstanbul'un yaşantısını kaldıramadım. Şehrin gürültüsü değil, insanların yaşantısındaki kalite beni rahatsız etti. Genel olarak almıyorum. İstanbul'da çok küçük de olsa bir zümre var, bu zümre, müzik alemine, sanat alemine örnek teşkil ediyormuş gibi görünüyor. Ve bütün Türkiye böyle yaşıyormuş gibi gösteriliyor. Türkiye günlük–güneşlik, insanların sorunları, kaygıları yokmuş gibi gösteriliyor. Açlık yok, ekonomik sorun yok gibi.
—Diğer sanatçılar bundan pek rahatsız oluyormuş gibi gözükmüyor, siz niye rahatsız oldunuz?
Ben bu toplumun bir ferdiyim. Toplumun içinde olmayan bir insan ancak ben rahatsız olmuyorum diyebilir. Ben bu gidişattan rahatsız oluyorum. Ekonomik kaygıları onlar güdüyorsa benim de gütmem lazım. İnsanım, o zaman toplumun bu kaygılarını benim de hissetmem insanlık vazifemdir.
—Eğer İstanbul'da kalsaydınız, belki manevi değil ama maddi olarak çok büyük kazanç sağlayacaktınız.
Çok doğru. Benim kaygım yok. Ben insanların kaygılarını birebir yaşıyorum. İstanbul'da cenazen olursa kimsenin haberi olmaz. Bir evde ölürsün insanlar ancak kokudan rahatsız oldukları için senin öldüğünün farkına varırlar. Burada ilişkiler çok farklı, ekonomik sorunlar var, diğer sorunlar var, benim bile su sorunum var, burada yaşayanlar gibi. Bu sorunlarla boğuşmak, bağırıp çağırmak beni mutlu ediyor. Doğal olacak, yapaylaştığı zaman ben rahatsız oluyorum. Mekanik bir insan olup çıkıyorsunuz. Ben mutluluğu burada buldum. İstanbul'da yaşantılar ve kaygılar çok farklı.
—Peki bu tavrınız nereye kadar devam edecek?
Benim tavrım, ben mezara girene kadar devam edecek. Ya hep beraber cennete gireceğiz, ya da dünyayı cehenneme çevireceğiz.
—Ya müzik dünyası sizin bu tavırlarınızdan dolayı sizi sınırlarının dışına atarsa.
Kendi seçenekleri. Ben terkedilmişlikle karşı karşıya kalacağım diye yaşantımdan taviz veremem. Bu benim yaşantım.
Benim ışıklarım var
—Doğru yerde doğru insanlarla karşılaşırsam çok büyük porjelere imza atabilirim demişsiniz. Karşınıza hiç mi doğru insan çıkmadı?
Böyle bir söylemim var. Ama bu herkes için geçerli. Veriler hazır, önemli olan doğru insanların karşınıza çıkması. Ama orada doğru insanlar yok diye birşey yok. Musa Eroğlu, Cem Karaca, Moğollar, Fikret Kızılok, rehmetli Barış Manço bunlar hep benim için doğru insanlar. 68 kuşağı bana doğru geliyor, çünkü; idealleri var(dı). Bunlar benim takip ettiğim ışıklarım.
—Işıklarınızdan Cem Karaca, bir taraftan Nazım Hikmet'i ağzından düşürmezken, Necip Fazıl'ı da göğe çıkarıyor.
Hayat bir çelişkidir. Bu, doğru bir çelişkidir. En güzel insan birisinin inancına saygı gösteren insandır. Bir insan bir başkası onun fikrini taşımıyor diye çok rahat düşman olabiliyor. İnanılmaz bir ego tatmini var burada. Karşındakini dinlemeden, kendisinin haklı olduğu net yargısı kadar kötü birşey yoktur. Bütün fikirlere saygılı olmak gerekiyor.
Basından çok korkuyorum
—Medyadan niye bu kadar uzaklaşıyorsunuz?
Medya niye benden uzaklaşıyor sence?.
—Bilemiyorum. Belki Anadolu'yu ön plana çıkardığınız içindir.
Doğru, Anadolu benim içimde. Onlar için demek ki Anadolu yanlışmış. Onların yaşantısı İstanbul içindir. Onlara mutluluklar diliyorum. Dolar 2 milyon olsa göbek atacaklar, ben bunun için geldim. Burada doların fırlama ihtimali yok. Birisinin cebinde dolar çıksa yüzüne tükürürler. Kaygıları farklı. Taban benzese de temel tamamen farklı.
—Anlaşılan medyadan çok korkuyorsunuz.
Basın doğru işler yapsın. Madem bu ülkede birinci güçler, o zaman doğru işlerle uğraşsınlar. Ben nasıl korkmayayım. İsteseler bir gecede herşeyi değiştirirler. Niye olumsuzluklarla uğraşmıyorlar. İşlerine geleni yapıyorlar. Canavarlar. Ben korkarım. Hiçbir güvenim yok. Ailemle televizyon izleyemez oldum.. Bir iki gazete ancak okuyabiliyorum.
—Size birisi çıkıp köyün delisi derse ne dersiniz?
Doğrudur. Ben bir deliyim. Bu köyün delisiyim. Allah herkesi deli etsin o zaman. Delilikle akıllılığa çokluğa göre karar veriliyor. Hoşuma da gidiyor deli demeleri. Ben delilikten gocunmuyorum. Tarihteki birçok delinin aslında deha olduğu daha sonra anlaşılmıştır. İnsanlar çekip geldim diye bana deli diyorlar. Dizi çekecek, reklamlara çıkacakken, işi kıvıracakken yapmadı, çekip gitti diyorlar.
—Bana Murat ile arasındaki farkı anlatabilir misiniz?
Daha önceki de kahve köşesine oturup, okey oyunuyordu, şimdiki de. Şu anda bir değişiklik yok. Aslında kahve kültürü bana ters ama zaman yettiği kadarıyla takılıyorum. Sadece isimde bir uzama oldu. Yaşantımda çok büyük bir farklılık yok. Yaşantımdan taviz verecek değilim.
—Duruş, konum ve tavırlarınız bakımından ideolojiyi bir tarafa bırakırsak sizi Yılmaz Güney'e benzetiyorlar.
Yılmaz Güney'i çok iyi bilirim. Benim sevgililerimden biri. Benim ışıklarımdan biridir de. Benim güttüğüm kaygıları o yıllar önce gütmüştü. Aynı düşünceleri paylaşıyoruz. Tabii ideolojisini bir kenara bırakarak.
Haftada 50 bin dolar teklif ettiler
—Yılmaz Güney'deki bakışın sizde olduğunu fark edenler size dizi teklifinde bile bulunmuş.
Film benim hakım değil. İhanete en büyük gerekçe. Sendeki bakış Yılmaz Güney'den sonra gelen en etkili bakış dediler. Bana haftada 50 bin dolar teklif ettiler. İstediğin mankenle oynacaksın, senaryo hazır, sen evet de tamam. Kabul etmedim. Ben sadece müzik yapmak istiyorum dedim onu da kursağımda bıraktınız dedim. Yaptığımız bu işten bir ekmek yiyip branşlaşabilirsek mutlu olurum. Teklifleri geri çevirdiğim için pişman değilim, olmayacağım da.
—Piyasaya çıkan herkes ben sanatçıyım deyip, herşeye soyunuyor, siz bunlardan daha iyisiniz, neden bu teklifleri geri çevirdiniz?
Biz ilk defa piyasaya çıkacağımız zaman, önüne gelen sanatçıyız diyor eleştirisini kendimize yönelttik ve cevabını kendi kendimize verdik. Çok korktuk, bunlar da kimmiş demelerinden. Sadece müzik yaptığımıza inanıyoruz. Sanatçı değiliz. Gerçek bir sanatçı olmayı isterim. Herkes sanatçı olamaz. Bu yakıştırma insanlar tarafından olur. Kültürü, birikimi, zaman dilimini aşmak lazım. Benliğinle karşı karşıya geldiğin zaman ben diyebilmelisin. Ben diyen şeytanın cennetten kovulmasına benzemesin. Yani benliğini aşmalısın. İnsanlar beni çok sevdi. Doğal ve yalın olduğum için. Bu insanları hayal kırıklığına uğratıp, piyasadakiler gibi olmam. Bu yüzden şimdi sadece müzik yapacağım.
—Değişik yararlı etkinliklerde varsınız, TEMA, kimsesiz çocuklar yararına, belki yarın insanlık için önemli olan başka etkinliklerde bulunacaksınız, sizin gibi başkaları da var bu etkinliklerde ama başka türlü, yani ekmek köfte misali.
Adana'da poliklinik yaptıracaklar, kaç para alırsın dediler. Sadece elemanlarıma verin yeter dedim. Sözleşmeye imza attım. Bizim yanımızda birkaç sanatçı daha vardı, onlar paralarını aldılar. Benim ismim verilecekti polikliniğe. Verilip verilmediğini bilmiyorum, dönüp bakmadım bile. Hayır işinde her zaman varım.
İntiharlar polis kayıtlarında doğrulandı
—Çok hümanist tavırlar ve görüşler sergiliyorsunuz, ama 35 kişinin intiharı ile suçlandınız. Burada bir çelişki yok mu?
35 değil 200 kişinin intiharı sözkonusu. Bu polis kayıtlarında doğrulandı. Bunu ilk defa söylüyorum. Olaylar doğru, intihar teşebbüsü, intiharlar, hepsi doğru. Nedenle araç arasında çok fark var.
—Siz intiharlarda araç mı oldunuz?
Araç değilim. Bir yaprağı bile incitmekten korkarım. Bunun hesabını bir şekilde verirsin.. Hem bu dünyada, hem öbür dünyada. Çıplak ayakla toprağa basarken aman toprağı incitmeyeyim diye korkuyorum. Hele ilkbaharda doğuma gebe olduğunu düşünerek toprağı incitecekmiş gibi basarım. Vakaları polis arkadaşlar doğruladılar. Gel de dehşete düşme. Bu ülkenin "Makber" gibi bir şarkısı var. "Bu akşam ölürüm" şarkısı yazılmış daha sonra sevgilisi karşılık vermeyince şarkıyı yazan intihar etmiş diye uydurmalar ortalığa yayıldı. Bu yüzden dinleyenler intihar ediyormuş.
—Anadolu benim diyorsunuz, Anadolu nerenizde?
Dağa, ağaca değil, ruha hitab etmek lazım. Bazı şeyler anlatılmaz. Sevgi anlatılmaz, aşk anlatılmaz. Seni seviyorum diyor, böyle sevgi olmaz. Onu söylerken onun kabarcıkları başka olur.
—Sevgi nedir o zaman?
Sevgi tarif edilmez aslında. Bazen bir bakıştır, bazen bir dokunuştur, eksiltmektir, çoğaltmaktır, bir yerden alıp bir yere koymaktır. Tam karşılığı herşeydir.
Ben ağıtçı olabilirim
—Müziğinizde Anadolu'nun etkisi nedir?
Anadolu demek toprak demek. Ve o toprağın özü demek. İstanbul da bu coğrafyada ama Anadolu deyince İstanbul aklıma gelmez. Dağlar, ovalardır ve üzerindeki duygulardır Anadolu. Müziğimin kaynağı da budur.
—Müziğinizi nasıl tarif ediyorsunuz?
Benim bir tarzım yok. Ben sadece müzik yapıyorum. Yeri geldiğinde halk müziği yapıyorum, yeri geldiğinde aşk var, yeri geldiğinde sertleşiyoruz, benimle uğraş diyor. Yeri geldiğinde arabeskleş öl benim için diyor. Ruh nereye itiyorsa o şekilde müzik yapıyoruz. İnsanlar "ağıtçı" diyor. Çukurova'da ağıt çok yaygındır. Bundan etkilenip söylüyorlar. Ağıt ama tam ağıt değil. Benim kesin bir tarzım yok.
—Anadolu Rock diye birşey var...
Benimle bir ilgisi yok. Anadolu Rock'un babaları var. Moğollar, Haluk, Teoman, Kıraç gibiler bu işi çok iyi yapıyorlar.
—Müziklerinde belirgin bir isyan yok...
Belirgin olmasa da var. Ama sorunlarla her zaman boğuşuyorum. 21. yüzyıl insanlığın en büyük aybı. İnsanlar dünyanın hemen hemen her yerinde açlıkla boğuşuyor. Kapitalizm olduğu sürece bu hep böyle devam edecek. Açlık kadar kötü birşey yok. Bazıları bu kanla besleniyor. Sistemlerin tamamı bozuk. Ben bu dağların çocuğuyum, karşı koyarım.
—Yörük müsün?
Evet ben bu dağların yörüğüyüm.
—Bu dağlarda Karakeçili yörükleri var.
Çok doğru ben Karakeçili yörüğüyüm. Çocukluğum çadırlarda geçti. Kamyonlara doluşup yaylalara gider, orada yazı yaşardık. Çadırlarda yaşayıp doğayı tamamen içimizde hissederdik. Hamallık yaptım. Hem çalıştım, hem okulla gittim.
—Elazığ'la bir bağlantınız var mı?
Çok yaklaştınız, bunu hiçkimse bilmez. İlk defa söylüyorum. Benim babam Çukurovalı, Ceyhanlı, annem ise Malatyalıdır.
—Felsefeye ilginiz olduğunu biliyoruz, nereden kaynaklanıyor bu ilgi?
Felsefe insanın yaşantısı, birikimi, hayata bakışıdır. Muhyiddin Arabi'yi severim, Feridüddin Attar. Nasıl insan olabilirimin çıkarımları var. Eğer insan insan olmazsa dünya bugünkü halini alır. Demek ki; felsefeden yoksun bir dünya var, ya da sayıları çok az. Yani kendi felsefesini oluşturmuş olanların sayısı yeterli değil. Bugünkü halden hiç kimse memnun değil. Yöneticiler bile memnun değil. Özeleştiri vakti çoktan geçti. İngiltere batacak, Arjantin gitti, Almanya tökezliyor. Tarih kölelerin efendilerine başkaldırmalarıyla doludur. Bir gün mazaallah bir başkaldırırsa ortada hiçbirşey kalmaz. Doğrusunu istersen o günü merakla bekliyorum. Kölelerin başkaldırışını.
—Siz köle misiniz?
Evet ben bir köleyim. Siz sakın özgür olduğunuzu düşünmeyin. Hiçbirimiz özgür değiliz. Eğer bir insan bana biz üniversitenin kapısından içeriye giremiyoruz diyorsa, kazanmış olduğu hakkı elinden alınıyorsa, özgürlükten konuşmak yanlış olur. Birçok şey karıştı. İyi insanla kötü insan karıştı. Evet ben efendilere karşı mücadele veren, verecek bir köleyim, hamalım.
Keşke kıyamet kopsa
—Hamallıktan insanları derin düşüncelere götürecek kadar bir felsefi boyuta nasıl vardınız?
Felsefe bir gecede oluşmadı. Topyekün bir birikimdir. Yaşadığım mahalle şimdi teksas. İnsanlar bir ekmeğin peşindeler. Eğer burası düzelirse, tüm dünyanın düzeleceğine inanıyorum. Oranın düzelebileceği hiç aklıma gelmiyor. Umutsuzluk ile umut arasında bir çizgideyim.
—Çok karamsarsınız.
Karamsar değilim. Aradayım. İnşaallah düzelir diyor insanlar. Neye göre diyor bilemiyorum. Bir gün tam düzelecek diyorum, ertesi gün geliyor kesin düzelmez diye bir düşenceye dalıyorum. Bu benim kişisel bir özelliğimden kaynaklanmıyor. Hal durumundan kaynaklanıyor. Hem içten hem dıştan ülkeye çomak sokuyorlar. Tahtakale diye uyduruk bir yer var. İki beyefendi oturmuş bugün ne yapalımı tartışıyor, bugün doları yükseltelim, ertesi gün geliyor, hadi garibanları sevindirelim diye dolar düşsün diyorlar. Televizyonu açıyorum gülüyorum, gülmemek için açmıyorum, ağlanacak halimize gülecek değilim. Hiçbir kavim hep beraber kıyameti bu kadar istememişti. Kıyamet kopsun, bir an önce gelsin de kurtulalım diye.
—Hegel–Arabi arasında bir bağ kuruyorsunuz...
Üniversiteden bir dekan abimiz bana sordu "Biz daha bunun araştırması içindeyiz, bundan emin değiliz, sen nereden bu kanıya vardın" dedi. Hocam dedim Arabi'nin 70 deve yükü kitabı vardır, hepsi kayıp sadece bir deve yükü kitabı bulundu dedim. Bunlar o dönemde Doğu felsefesinin etkilenmesinden, ellerinde kitapların olmasından dolayıdır. Zaten Batılı düşünürler ve bilim adamları Doğudan çok etkilenmişlerdir. İlk önce dinsel felsefeler. Bunlar mistik Doğu kökenli. Hegel okunduğunda Arabi'den etkilendiği ortadadır. Bir tek farkı zaman. Mutlak bir etkileşim var.
—Big–Bang Teorisine inanıyorsunuz.
Herşey nokta ucu kadar bir iğneydi. Bir boşluk içindeydi. O patladı. Bu toz bulutu halinde sürekli dönüp, soğuyup kütle olup gezegenler, yıldızlar oluştu. Biz hatayı büyük patlamada yapıyoruz. Herşey bir boşlukta oldu. Bu yanlış, zaman ve o boşluk da o noktanın içindeydi. Patlar patlamaz boşluk içinde oluştu. Biz hatayı burada yapıyoruz. Zamanın etkileşimi olabilmesi için bir güce, bir enerjiye ihtiyacı vardır. Bu noktayı plak duvarına kadar getirebiliyorlar. Tahminleri de plak duvarına kadar. Bunların hepsi teori. Ama önemli olan bütün bunları hareketlendirecek güç.
—Bütün bunlar sizi yaratıcıya daha da mı yaklaştırıyor ki, Allah'la dertleşiyorum diyorsunuz?
Herşey aşkla. Kendimi yanlız hissediyorum. Bu yüzden Allahımla dertleşiyorum. Seviyorum demekle olmaz. Aşığım deyip bir ağaca dokunmak değildir, eğer gerçekten seviyorsan dokunursun. Ben bir nevi lisan—ı halimle dua ediyorum. Böyle şeyleri tam olarak anlatamazsınız. Tepkiler, hareketler aslında bunun kısmen dışa vurumu oluyor. Metafizik çok ayrı bir alem. Ama burada taşları çok iyi oturtmak gerekir. Yoksa yaratıcıya isyan başlar.
—Son olarak şunu sormak istiyorum, yeni kaset ne zaman çıkıyor ve yine insanları etkileyecek parçalar var mı?
İki yıldır hazırlanıyoruz. 20 parça var, sadece 10 tanesini kasete aldık. Ekibimle çok iyi çalıştık. Ekim başında kaset çıkacak. "Padişahın kızı", "Seni çılgın" 10 parçadan sadece ikisi.







www.ForumSana.com
wlc Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-07-2007, 20:42   #2 (permalink)
wlc
Love is Gonna Save
 
wlc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Bulunduğu yer: I'm 98% beautiful and 2% crazy......
Yaş: 24
Mesajlar: 1.955
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
İtibar Gücü: 1000 wlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond reputewlc has a reputation beyond repute
wlc - AİM üzeri Mesaj gönder wlc - MSN üzeri Mesaj gönder
Ayeti yanlış okumuş ama gittim gördüm; niyeti temiz bir arkadaş

Her albüm sonrası ‘Köyüme gidip buğday ekip, turp yetiştireceğim, pamuk ekip hırka dokuyacağım.’ diyerek kayboluyorsunuz...

Olur mu ya?.. Yolda biri ‘bu yıl soğanlar nasıl oldu?’ diyecek diye ödüm kopuyor. Millet de tarlam var sanıyor, toprak ağası zannedecek. Semt pazarlarında. ‘Geel, Kekilli soğanları var.’ diye bağıran var. (Gülüyor) En iyisi gireyim bu işe ya.

Tarla yerine müzikle mi uğraşıyordunuz yani?

Albüm sonrası hakikaten dönüyorum. Ama döndüğüm yerler değişiyor, 7-8 bölge var. Ama en çok Adana’nın Tuzla beldesine bağlı köye dönüyorum. Kocaeli’nde yaşama planlarım var, gelecek albümümü Kocaeli’nde yapabilirim. Kocaeli’nde çok iyi destek gördüm. Aksaray, Malatya, Sinop-Güzelkent olabilir.

“U” dönüşünüz var mı müzikte?

Hayır. Gayet güzel bir rayım vardı; ama ‘neden hava yolunu tercih etmiyorum’ dedim. Biraz da başka bir tipe’tan bakayım dedim. Bu katman ile işim bitti. Bundan sonra bu tarz müzik yapmayacağım. Son albümde yaptığım şeyleri yapacağım. Anatomisi rock olabilir; ama daha derinleşti sözlerim. ‘Tarzım değil’ dendi. Hep tarzım olacak değil, biraz da farklı bir şey yapalım.

‘Bu Akşam Ölürüm’ şarkısı ile 200 kişinin intiharına sebep olduğunuz söylendi. Şimdi ‘Ahir Zaman’da dini argümanları kullanarak günah mı çıkartıyorsunuz?

Günahı papazlar çıkarır, benim öyle yeteneğim yok. (Gülüyor) Eğer vicdan azabı çekseydim bunu müziğe yansıtmadan başka bir yöntemle hallederdim. Ama acıyı seviyorum. Acıyı çeker gülerim, ‘sen benimsin, bana aitsin’ derim.

Ahir zamanda olduğumuzu düşünüyorsanız bunun size malum olan işaretleri neler?

Ana-babaya, yaşlılara saygı yok. Düşene el uzatılmıyor. Dilenen ve çalanın kim olduğu belli değil. Dünya umut vermiyorsa ben de veremem.

Şiirde ayet okumak işi nereden icap etti?

Bu şiiri Ankara’dan Bülent Akyürek adlı yazar kardeşim gönderdi. “Bir ahir zamandı / sokaklar çok dardı / kesse Leyla bileğini / Mecnun kanardı...” şiiri, eşi Fatma Gül’e aitti. Çok etkilendim. Ataköy’de karavana çekildim. Altı ay uğraştım, tık yok. Fırtınalı bir günde karavanın kapısını açınca rüzgâr beni geri içeri itti. Çaresizlik içinde gitarı tekrar elime aldım ve ilk notayı yakaladım. &Hah gadanı aldım senin’ dedim. Stüdyoda kayıt yaparken bu parçaya şiir ekleyelim dedik. Almanca okuduk, olmadı, İbranice’ye kadar gittik. “Neden Arapça okumuyoruz?’ dedim. Hafızamdaki ayeti okudum, anlamını bilmiyorum ama. Arkadaşlar ‘Abi tüylerimiz diken diken oldu, bu ne?’ dediler. Okuduk da ayet bu, besmeleyi unutmuşum. Besmele çekip tekrar okudum. Fussilet Suresi’nin 30. ayeti idi. Sonunda okuduğumuz Asr Suresi’nin ‘İnsanlar hüsrandadır’ kısmı da tam oturdu.

Yalnız şarkının girişinde okuduğunuz Fussilet Suresi’nin 30. ayetinde birtakım yanlış okumalar yapmışsınız: “Ve ebşirû”yu ‘yebşuru’, “melâiketu”’yu ‘melaiketi’, “tûadûn”u ‘tugidun’, “sümmestagâmû”yu ise ‘vestagam’ diye okuyorsunuz. Üstelik “Velâ tahzenû” kısmını da tamamen atlamışsınız?

Haklısınız, atladığım kısmı doğru. Aslında atlamadım. Albüm çıkışına yakın zamanda öğrendim eksik olduğunu. O saatten sonra ya tamamen çıkaracaktım ya da kullanacaktım. Herkes hiç ayet okumamamı isterken ben mesaj vermek istiyordum. Ben bunu iyi niyetle yaptım, çıkarmayacağım dedim. Ama bu yanlıştan sonra üzerine düşüneceğim. Yeniden düzenleyebilir ya da tamamen çıkarabirim. Kur’an’ın tek harfi değiştirilemez. Biri ayetleri kasıtlı olarak yanlış okusa kellesini uçururdum.

Okuduğunuz Fussilet Suresi’nin 30. ayetinde, “İnsanlar Allah’a söz verdiler. Biz de melekleri onlara şahit kıldık.” dendiğini söylüyorsunuz. Ama o ayetin meali bu değl. Sizin söylediğiniz ayetler A’râf Suresi’nin 172.-174. ile Bakara’nın 40. ayet mealinden alınarak birleştirilmiş. O ayetten bu mana çıkmıyor?

Elmalılı Hamdi Yazır’dan baktım ben. Yorum farkı oluyor âlimler arasında, ama asla anlamını değiştiremeyiz. Bu ayeti ve anlamını Tarabya’da bir caminin imamı söyledi. Fakat dediğim gibi böyle bir yanlışlık varsa düzelteceğim.

Bu şarkı barda çalınırsa ne olacak?

Ciddi bir soru. Bardaki insanın bu parçayla alakası yok, bence çalmazlar. Ama çalsalar bile oradaki insanların ayetlere daha çok ihtiyacı var. Çünkü ayetler yanlış yola saptığımızda kurtarıcıdır. Onlar da Allah’ın kulu. Ben böyle bir şeyi duysam dikkat kesilir, düşünürdüm.

Ayetin sana ya da insanlığa mesajı neydi?

İyi ve dürüst olacağımıza, hak yemeyeceğimize söz vermişiz. Her şeyden önce sosyal bir konu bu durum. Ben dışarıdaki insanla baş ederim ama medyadaki cahillerle baş edemem abi. Basın, haber vereceğine yorum yapıyor; şarkıcı ayet okur mu? diye. İçeriğine baksana! Bu düşüncelerden rahatsız oluyorum. Dünyada bir sürü kötü olay oluyor. Bu halde bu konuya eğilmem çok mu kötü, gözlerimi kapalı mı tutayım yani? İstemiyorum abi, yaralanıyorum. Allah rızası için bu kötü gidişe duyarlı olmam lazım. Ben binlerce kez ‘barış ve huzur içinde olun’ desem bir anlam ifade etmez. Ama bak ayetin küçücük bir parçası bile bu kadar dikkat çekti. Direkt kafaya gidecek bir mesaj bu.

Daha çok mu ayet okuyacaksınız yani?

Hayır öyle değil, proje bu. Toplumun kendi varlığının mevcudiyetini bilmesini ve onu sorgulamasını istiyorum. Çünkü ben sorguladım ve hiç pişman değilim. Bundan sonra çok farklı bir Murat Kekilli olacak. Çok farklı bir albümle gelebilirim yani. Bir çocuğa ısmarladığım simitle mutlu oluşunu görmek boğazda verilecek villadan daha önemli. Realitem bu. Şu an ‘vahdet-i vücud’a bakıyorum, başka bir şeye değil.



--------------------------------------------------------------------------------

Satanistlikle suçlandım, şimdi ‘şeriatçı’ derlerse şaşmam

Okuduğun ayete Diyanet İşleri Başkanlığı ‘olmaz’ diye görüş bildirirse ne olacak?

4. şarkım da yasaklanmış olur. Her albümümde bir şarkıma yasak geliyor. Söylemeye devam. Şu an hakikaten ‘Beni kimse tutamaz’ oldu.

Ayet okuduğunuz eleştirilerine ‘Metallica’ da, Iron Maiden’ da İncil’den ayet okuyor.’ diye cevap verdiniz. Hıristiyan dünyası bu alanda bir çok fazla falsoya sahipken sizin açıklamanız pek mantıklı durmadı bence?

Eyvallah da, mesela koyu Protestan ve aynı zamanda satanist olan bir grup var ve, ‘Biz bunu ünlü olmak için yaptık.’ diyorlar. Benim popüler olma kaygım filan yok ki! Kur’an’dan bir ayet okumuşsam bu beni onore eder, Kur’an’ı ben alçaltıp yüceltemem. Bin cümleyi bir araya getirsem o cümleyi kuramam.

‘Bu akşam ölürüm’ şarkısında satanistlikle suçlanmıştın. ‘Ahir Zaman’da okuduğun ayetlerden dolayı şeriatçılıkla suçlanabilirsin?

(Gülüşmeler) Yeni değil bu. Komünist de dediler, satanist de. Şimdi şeriatçı derlerse şaşırmam; ama anlamını sorarım yani sorana. Sorulardan önce yaratıldı cevaplar.

Her soruya bir cevabın var mı hayatında?

Benim de var acabalarım. Vasatın altında yaşarsam ne olacağımı düşünmedim değil. Mevlânâ gibi yaşamalı, Diyojen gibi olmalı hayatta.

Yunus Emre’nin, ‘Kahrın da hoş lütfun da hoş’ şiirini de şarkı yapmışsınız. Tasavvufa doğru bir açılım mı var?

Bunu ilk kez duyunca aldım ve şarkıya koydum, Farkında olmadan aldım, tasavvuf okumadım. Nerede durduğumu bilmiyorum. Ne kadar etkilendiğimize bakılırsa içimizde bir şeyler var demek ki? Şıkıdım şukudum, çakkıdı çakkıdı bana komik geliyor, üstten bakıyorum artık.

Öyleyse “Ol mâhiler ki derya içredir deryayı bilmezler” haline uyuyorsunuz?

Oraya çıksak da, orada olsak da farkında değilim. Bu kaçıncı rüyamız bilmem ben. Şu an konuşurken hangi rüyadayım onu da bilmiyorum. Ama bu rüyanın içinde dururken bir üstteki rüyadan bakmayı başarabiliyorum. Sanırım durduğum yerin ismini koymadım. Kaybecek hiçbir şeyim yok. Bu dünya inananlar için cehennem, inanmayanlar için cennettir.

Allah’ın daha çok lütfuyla mı yoksa kahır tecellisiyle mi karşılaştınız hayatınız boyunca?

Lütfuyla... Çünkü kahrını alabilecek kadar O’na bağlı ve acı çekecek kadar inanan biri olmadım dürüst söylersem. Eksik tarafım çok.

Canlı konserde bu şarkıya besmele çekip ayet okuyarak mı başlayacaksınız?

Bunu hiç düşünmedim. Zannetmiyorum ama. Albüm bir proje, sahne farklı bir şey.



--------------------------------------------------------------------------------

Karpuz boşaltıp doldurma da uzman

* Ulusal TV ‘lerden ciddi ambargo yiyorum. Nedeni, sosyal konulara eğilmem.

* Piyano ve gitar çalıyorum. İlkin ‘Alaylıyım’ demiştim ama konservatuvar okudum, kimseye söylemedim bunu.

* Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses ve Orhan Gencebay’ı dinlerim.

* Çok iyi karpuz boşaltıp doldururum. Bu konuda uzmanım.

* Babam yaptığım işe ilk zamanlar çok karşıydı. Gece uyurken gelip uzun saçlarımı bile kesmeye kalktı.

* Formlarda satanistler beni sahipleniyor. Kimi uyarayım abi.

Alıntıdır.

www.ForumSana.com
wlc Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2007, 00:04   #3 (permalink)
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 25
Mesajlar: 4
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
İtibar Gücü: 0 Barbie will become famous soon enoughBarbie will become famous soon enough
kayıplarda bu aralar cok özledik kendisini
Barbie Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-08-2007, 11:59   #4 (permalink)
Super Moderator
 
mumtaz_khan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2007
Bulunduğu yer: KAYSERİ/mersin
Mesajlar: 1.848
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
İtibar Gücü: 115 mumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond reputemumtaz_khan has a reputation beyond repute
mumtaz_khan - AİM üzeri Mesaj gönder mumtaz_khan - MSN üzeri Mesaj gönder mumtaz_khan - YAHOO üzeri Mesaj gönder
saol patron süper olmuş emeğine sağlık





[Sadece kayıtlı kullanıcılarımız linkleri görebilir.. Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz...]

mumtaz_khan Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Web Hosting Hakkında AtaryCompany Webmasterler İçin 0 14-06-2007 15:19
Bülent İnal [Yılmaz]'ın Hülya Dergisine Verdiği Röportaj Scream Ihlamurlar Altında 1 26-04-2007 03:11
Deniz Akkaya'nın röportaj fiyaskosu Scream Televizyon - Radyo 4 03-04-2007 16:01
KO Hakkında sabre Knight Online 5 26-03-2007 19:43


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:27.


Powered by vBulletin. Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.1.0 ©2007, Crawlability, Inc.
 
 
*Dikkat - Bilgilendirme
Sitemiz forum sitesi olduğundan üyelerimiz konu ve mesajları onay olmadan yazabilmektedir,bu konu ve mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kişiye aittir.ForumSana.com yönetimi itina ile içerik kontrolü yapmaktadır.Yine de ForumSana'da yasalara aykırı bir unsur bulursanız Bize Ulaşın linkinden iletişime geçebilirsiniz.
Bilgisayar ve Internet